İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında tutuklanan Portekizli model Tessy Ramos Correia’nın savcılıkta verdiği ifade, soruşturmanın en çok konuşulan gelişmelerinden biri oldu. Basına yansıyan bilgilere göre Correia, ifadesinde hem kendi yaşamına ilişkin açıklamalarda bulundu hem de çeşitli sosyal çevrelere dair bazı iddialar ortaya attı. İfadenin içeriğinin kamuoyuna yansımasının ardından dosya yeniden gündemin üst sıralarında yer aldı.
İddialara göre Correia, savcılık sorgusunda geçmişte uyuşturucu madde kullandığını kabul ederek bundan dolayı pişmanlık duyduğunu ifade etti. Soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesine katkı sunmak istediğini belirten Correia’nın, sahip olduğu dijital verilerin incelenmesine onay verdiği ve cep telefonunun şifresini güvenlik birimlerine kendi isteğiyle teslim ettiği öne sürüldü.
Basına yansıyan haberlerde, Correia’nın telefonunda bulunan mesajlaşmalar, fotoğraflar, videolar ve diğer dijital kayıtların soruşturma kapsamında değerlendirilmesini talep ettiği aktarıldı. Söz konusu materyallerin adli bilişim uzmanları tarafından incelenmesinin ardından elde edilecek bulguların soruşturmanın seyrini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
İddiaya göre Correia, ifadesinde geçmiş yıllarda çeşitli organizasyonlar ve davetlerde birçok kişiyle tanıştığını, bazı buluşmalarda uyuşturucu madde kullanıldığı öne sürülen ortamlara şahit olduğunu ileri sürdü. Basına yansıyan ifadelere göre bu kapsamda Ekrem İmamoğlu, Haluk Levent, Emir Sarıgül ve Hasan Vatan’ın isimlerinden de söz edildiği iddia edildi.
Soruşturma dosyasına yansıdığı öne sürülen ifadelerde Correia’nın, bazı görüşmelere ilişkin yazışmaların, fotoğrafların ve videoların telefonunda bulunduğunu söylediği ve bunların incelenmesini istediği öne sürüldü. Savcılık kaynaklarınca konuya ilişkin resmi bir doğrulama yapılmazken, dijital materyaller üzerinde teknik incelemelerin sürdüğü iddia edildi.
Hukukçular ise soruşturma aşamasındaki ifadelerin tek başına kesin delil niteliği taşımadığına dikkat çekiyor. Ceza yargılamasında bir kişinin beyanı, diğer delillerle desteklenmesi halinde değerlendirmeye alınabiliyor. Bu nedenle soruşturma kapsamında elde edilecek dijital veriler, tanık ifadeleri ve teknik raporların dosyanın ilerleyen aşamalarında belirleyici olabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu gelişmeyle ilgili olarak adı geçen kişiler bakımından herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor. Soruşturma sürecinde yer alan iddiaların doğruluğu, savcılık tarafından yürütülen incelemeler ve olası yargılama sonucunda ortaya çıkacak delillerle değerlendirilecek.
Uzmanlar, soruşturmalar devam ederken kamuoyuna yansıyan bilgilerin ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Soruşturma dosyalarındaki ifadeler, henüz yargı denetiminden geçmemiş iddialar niteliğinde olup, bunların kesinleşmiş vakalar olarak kabul edilmesi hukuken doğru değildir. Masumiyet karinesi gereğince herkes, suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar masum sayılır.
Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni teknik raporlar, ifade tutanakları ve resmi açıklamalarla farklı bir boyut kazanıp kazanmayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Kamuoyu, savcılık ve yargı makamlarından gelecek resmi açıklamaları yakından takip ediyor.
