Yükseköğretim sisteminde uzun süredir beklenen düzenlemelerden biri için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli bir aşama geride bırakıldı. Öğrenci affını da kapsayan “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk 13 maddesi Genel Kurul’da kabul edildi. Kabul edilen maddeler, üniversite öğrencilerinden akademisyenlere, vakıf üniversitelerinden teknoloji transfer ofislerine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren değişiklikler içeriyor.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri ve siyasi parti önerilerinin görüşülmesinin ardından yükseköğretim alanındaki düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. Uzun süren müzakerelerin ardından teklifin ilk 13 maddesi milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.
Kamuoyunda en çok dikkat çeken başlıkların başında öğrenci affına yönelik hükümler geldi. Özellikle mezuniyet aşamasına gelmesine rağmen çeşitli nedenlerle eğitimini tamamlayamayan öğrenciler için yeni fırsatlar sunulması planlanıyor. Düzenlemeye göre öğrenim süresini tamamlamış ancak mezun olamamış son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik ve uygulamalı dersler için iki ek sınav ya da tekrar hakkı tanınacak. Böylece yıllardır mezuniyet bekleyen binlerce öğrencinin eğitimlerini tamamlama şansı elde etmesi hedefleniyor.
Uygulamalı eğitimlerde başarısız olan ya da uygulamalı eğitime başlayamayan öğrenciler de düzenleme kapsamında eğitimlerini tamamlayabilecek. Ancak öğrenim süresini doldurmuş ara sınıf öğrencileri için aynı hakların tanınmaması dikkat çekti. Bu konuda uygulanacak esasların belirlenmesi yetkisi Yükseköğretim Kurulu’na verilecek.
Kanun teklifinde yalnızca öğrencileri değil, akademisyenleri ilgilendiren önemli değişiklikler de yer alıyor. Buna göre emeklilik yaş haddini dolduran öğretim üyeleri, YÖK’ün uygun görmesi halinde 75 yaşını aşmamak şartıyla ikişer yıllık sözleşmelerle görevlerine devam edebilecek. Bu akademisyenlerin özlük hakları korunacak ve üniversitelerdeki deneyimlerinden yararlanılmaya devam edilecek.
Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklardaki üniversitelerden davet alan akademisyenler için de yeni düzenlemeler getiriliyor. Akademisyenler belirli şartlar altında özlük haklarını kaybetmeden yurt dışında görev yapabilecek. Bu sürenin uluslararası anlaşmalara bağlı olarak beş yıla kadar uzatılabilmesi öngörülüyor. Böylece Türkiye’nin akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Teklifin en dikkat çekici maddelerinden biri ise akademik etik ihlallerine yönelik sert yaptırımlar oldu. Başkalarına ücret karşılığı veya ücretsiz olarak tez, makale, kitap ya da proje hazırlatan ve bunları akademik yükselme, diploma alma veya unvan kazanma amacıyla kullanan kişiler hakkında ağır cezalar uygulanacak. Bu yöntemlerle elde edilen akademik unvanlar geri alınabilecek ve ilgili kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılabilecek.
Sadece bu çalışmaları kullananlar değil, başkaları adına hazırlayanlar ve aracılık edenler de yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. Düzenlemeye göre bu fiilleri işleyen kişilere binlerce günlük adli para cezası verilebilecek. Faaliyetin ticari amaçla yürütülmesi halinde ise ceza miktarları daha da artırılacak.
Yükseköğretim kurumlarının araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetlerini destekleyen maddeler de kabul edilen düzenlemeler arasında yer aldı. Üniversiteler teknoloji transfer ofisleri aracılığıyla geliştirilen buluşları daha etkin şekilde ticarileştirebilecek. Birden fazla üniversite ortak teknoloji transfer ofisi kurabilecek ve bu yapılar özel sektörle ortak yatırımlar gerçekleştirebilecek. Böylece üniversitelerde üretilen bilginin ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor.
Kanun teklifinde yer alan bir başka önemli başlık ise yurt dışındaki yükseköğretim faaliyetleri oldu. Buna göre Türkiye’deki devlet üniversiteleri Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında kampüsler, akademik birimler ve eğitim programları açabilecek. Bu birimlerde görev yapacak akademik ve idari personelin çalışma esasları da yeni düzenlemelerle belirlenecek.
Eğitim alanındaki usulsüzlüklerle mücadele kapsamında sahte diploma ve belge düzenleyenlere yönelik yaptırımlar da ağırlaştırılıyor. Ayrıca mevzuata aykırı şekilde yurt dışındaki eğitim kurumları adına Türkiye’de faaliyet gösteren kurumlara hapis cezaları getirilmesi öngörülüyor. Böylece eğitim sistemindeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Genel Kurul’da ilk 13 maddenin kabul edilmesinin ardından teklifin ikinci bölümüne geçildi. Ancak yapılan görüşmeler sonrasında oturum sona erdi ve kalan maddelerin ilerleyen günlerde yeniden ele alınmasına karar verildi. Öğrenciler, akademisyenler ve eğitim camiası ise öğrenci affı başta olmak üzere yükseköğretim sisteminde önemli değişiklikler getirecek düzenlemenin yasalaşma sürecini yakından takip ediyor.
