Ünlü oyuncu Songül Öden, NTV ekranlarında yayınlanan Empati programına konuk olarak, hayatına dair uzun süredir konuşulmayan detayları paylaştı. 2005 yılında Gümüş dizisiyle büyük bir hayran kitlesi kazanan Öden, kariyerine Umutsuz Ev Kadınları, Şeref Bey, Bir Aile Hikayesi, Acı Aşk, Ekşi Elmalar ve Atatürk 1881-1919 gibi projelerle devam etti. Programda, çocukluk yıllarından annesiyle ilişkisine, oyunculuk kararına ve kariyerinde aldığı ilhamlara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Çocukluk Yılları ve Ailenin Önemi
Songül Öden, çocukluğunun Ankara’da geçtiğini, bir ağabeyi, iki ablası ve bir kız kardeşi olduğunu anlattı. Annesinin çocukları tek başına büyüttüğünü vurgulayan Öden, bu durumun kendisinin karakterini şekillendirdiğini ifade etti:
“Güçlü bir kadın oldum bence bu sayede. Kendime, yapabileceklerime inanmayı ilke edindim. Kızım doğduktan sonra annemi daha iyi anladım. Çok güzel bir kariyer yaptım ama annemi kendimden daha başarılı buluyorum.”
Öden, babasız bir evde büyümenin getirdiği zorlukları da dile getirdi. Annelerinin hem disiplinli hem de sevgi dolu olduğunu söyleyen oyuncu, annesiyle yaşadığı sıkıntıların kişiliğine katkı sağladığını belirtti:
“Gerçeğin konuşulduğu, kimsenin birbirini pohpohlamadığı bir evde geçti çocukluğum. Annem sert bir kadındı, onun kızı olmak kolay değildi. Ama bir kere daha dünyaya gelsem yine annemi seçerdim.”
Annesinin Beklentileri ve Oyunculuk Kararı
Songül Öden, annesinin küçük yaşta kendisinden avukat olmasını beklediğini söyledi. Oyunculuk kariyerine dair ilk adımlar, annesi için başlangıçta hayal kırıklığı olmuş:
“Çocukken akıllı ve uslu olduğum için annem avukat olmamı istiyordu. Oyuncu olmam annem için başta büyük bir hayal kırıklığıydı. Bu fikre alışması da zor oldu.”
Küçük yaşlarda annesi tarafından tiyatrolara götürüldüğünü ve oyunculuk ilgisinin o yıllarda başladığını ifade eden Öden, sanatın hayatına girmesinin tamamen tesadüfi olmadığını açıkladı.
Kariyerinde Annesinden İlham
Umutsuz Ev Kadınları dizisinde rol alırken annesinden büyük ilham aldığını belirten Öden, annesinin neşeli ve güçlü bir kadın olduğunu vurguladı. Ablalarının kendisi için önemli birer rol model olduğunu ve ağabeyiyle arasında ciddi yaş farkı bulunduğunu söyleyen oyuncu, aile içindeki bu dengenin hayatında belirleyici olduğunu anlattı:
“Baba yarım gibidir. Ablalarım benim kahramanım. Annem çok güçlü bir kadın, onun sayesinde hayata ve kendi yeteneklerime güveniyorum.”
Öden, konuşmasında, özel hayatındaki zorluklara rağmen, annesinin ona kazandırdığı değerlerin ve deneyimlerin bugün geldiği noktada hem kişiliğini hem de oyunculuk kariyerini şekillendirdiğini vurguladı.
Samimi Açıklamaların Önemi
Songül Öden’in açıklamaları, sadece bir ünlünün özel hayatını değil, aynı zamanda aile bağlarının, çocukluk deneyimlerinin ve güçlü bir annenin yetiştirdiği bireyin hayatındaki etkilerini de gözler önüne serdi. Hem kariyer hem de kişisel yaşam açısından, yaşadığı deneyimlerin onu bugün olduğu yere taşıdığına dikkat çekti.
“Hayatım boyunca annemden öğrendiğim disiplin, sorumluluk ve cesaret beni hem bir oyuncu hem de bir insan olarak güçlendirdi. Onun sayesinde hayatta neyi başarabileceğimi öğrendim.”
Öden’in bu samimi itirafları, izleyiciler ve hayranları tarafından büyük ilgi gördü ve uzun yıllar konuşulacak bir röportaj olarak kayıtlara geçti.
