İzmir’de yaşayan yüksek mimar ve inşaat şirketi sahibi iş insanı İsmail Hakkı Bekiroğlu (70), yıllardır başarılı iş hayatıyla gündemde olsa da özel hayatında uzun süredir gizli kalan bir olayla Türkiye kamuoyunun dikkatini çekti. Bekiroğlu, evli ve iki kız çocuğu sahibi olmasına rağmen, yaklaşık 11 yıl önce, o dönemde bekar olan ev kadını N.A. (41) ile kısa süreli bir ilişki yaşamıştı. İddialara göre Bekiroğlu, N.A.’ya “Eşimden ayrılacağım ve seninle evleneceğim” gibi sözler vermiş, ancak bu sözleri hiç yerine getirmemişti.
Bu ilişkiden hamile kalan N.A., Kasım 2015’te Tuana adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Başlangıçta Bekiroğlu, çocuğuyla görüşmelerini sürdürse de nüfus kaydı ve resmi tanıma işlemlerini kabul etmedi. N.A., çocuğunun hakkını korumak için hukuk yoluna başvurdu ve avukat Varol Turbay aracılığıyla babalık davası açtı.
DNA Testiyle Kesinleşen Gerçek
İzmir 8. Aile Mahkemesi’nde yürütülen dava sürecinde yapılan DNA testi, Tuana’nın biyolojik babasının Bekiroğlu olduğunu %99,9 oranında ortaya koydu. Bu sonuç, mahkeme sürecinin yönünü tamamen değiştirdi. Mahkeme, küçük çocuğun haklarını güvence altına almak için kapsamlı bir karar verdi:
-
Tuana’ya aylık 7.500 TL nafaka ödenmesine karar verildi.
-
Çocuğun doğumundan önce ve doğum sonrası 6’şar haftalık bakım masrafları için 15.000 TL maddi tazminat belirlendi.
Ancak mahkemenin kararının etkisi burada sınırlı kalmadı. Yargıtay, Tuana’nın haklarının sadece nafaka ve tazminatla sınırlı kalamayacağına hükmederek, Bekiroğlu’nun yaklaşık 300 milyon TL değerindeki servetine ortak olabileceğini onayladı. Böylece küçük kız, biyolojik babasının servetinden önemli bir pay alabilecek duruma geldi.
Hukuki ve Sosyal Boyut
Bu karar, Türkiye’de evlilik dışı ilişkilerden doğan çocukların hakları ve servet paylaşımı konusunda emsal niteliği taşıyor. Hukuk uzmanları, Yargıtay’ın bu kararının, özellikle yüksek servete sahip iş insanları için önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, babalık davalarında sadece nafaka ve bakım giderleri değil, servet paylaşımı ve miras hakları da artık ciddi şekilde gündeme gelebilecek.
Öte yandan, kararın iş dünyasında da yankıları büyük oldu. Bekiroğlu gibi tanınmış iş insanlarının özel hayatları, çoğu zaman kamuoyuna yansımayan ciddi hukuki riskler barındırabiliyor. Bu dava, aile hukuku açısından yalnızca maddi hakları değil, aynı zamanda çocuğun psikolojik ve sosyal haklarını da güvence altına alan bir örnek olarak öne çıkıyor.
Bekiroğlu’nun Açıklamaları ve Kamuoyunun Tepkisi
Henüz konu hakkında Bekiroğlu tarafından resmi bir açıklama yapılmazken, sosyal medyada ve basında karar geniş yankı buldu. Yorumcular, davanın sonuçlarının, iş dünyasındaki bazı isimler için “sürpriz” niteliğinde olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Tuana’nın ve annesinin hukuk mücadelesi, uzun yıllar süren sessiz bekleyişin ardından nihai adaletle sonuçlandı.
Bu karar, Türkiye’de benzer davalar için bir yol gösterici olacak nitelikte. Özellikle evlilik dışı ilişkilerden doğan çocukların, babalarının servetinden ve haklarından mahrum kalmaması için mahkemelerin artık daha dikkatli ve kapsamlı değerlendirme yaptıkları görülüyor.
