Cahit Sıtkı Tarancı, “Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” derken insan ömrünün en olgun, en bilinçli dönemine işaret ediyordu. Ataköy Şark Sofrası içinse bu sözler, yalnızca bir yaş hesabı değil; lezzetle geçen, emekle yoğrulmuş koskoca bir ömrün özeti niteliğinde. Çünkü bu restoran için 35 yıl, sıradan bir zaman dilimi değil, adeta bir ömre bedel bir mutfak yolculuğu anlamına geliyor.
1991 yılından bu yana Ataköy 5. Kısım’da hizmet veren Ataköy Şark Sofrası, Güneydoğu Anadolu’nun ve özellikle Gaziantep mutfağının eşsiz tatlarını aynı titizlik ve kararlılıkla sofralara taşımaya devam ediyor. Ustalıkla hazırlanan kebaplar, yılların deneyimiyle şekillenen pişirme teknikleri ve değişmeyen kalite anlayışı, mekânı Ataköy’ün seçkin kebapçıları arasına taşıyan en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Şark Sofrası’nda sunulan her kebap, yalnızca etin ateşle buluşması değil; geçmişten bugüne aktarılan bir kültürün, sabrın ve ustalığın ürünü olarak öne çıkıyor. Otuz beş yıllık deneyim, burada her tabakta kendini hissettiriyor. Lezzetin sürekliliği, müdavimlerin yıllardır değişmeyen tercihi olmayı başarırken, yeni misafirler için de unutulmaz bir damak hafızası oluşturuyor.
Yaz aylarında yeşillikler içindeki bahçesinde, su sesleri eşliğinde kurulan sofralarla ayrı bir keyif sunan mekân, kış aylarında ise kış bahçesindeki sıcak atmosferiyle aynı samimiyeti koruyor. Dört mevsim boyunca değişmeyen bu anlayış, Ataköy Şark Sofrası’nı yalnızca bir restoran değil, lezzetle kurulan bir buluşma noktası hâline getiriyor.
Cahit Sıtkı’nın dizelerinde olduğu gibi, yolun yarısına gelmiş olmak bir duraklama değil; aksine birikimin, olgunluğun ve ustalığın en güçlü şekilde ortaya çıktığı bir dönemdir. Ataköy Şark Sofrası da 35 yıllık geçmişiyle, bu birikimi kebaplarının lezzetinde, sofralarının bereketinde ve misafirlerine sunduğu samimiyette yaşatmaya devam ediyor.
