Gazze’de yaşanan olaylara ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan şarkıcı Yaşar İpek hakkında verilen karar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İsrail’in saldırılarına tepki amacıyla yaptığı bazı paylaşımlar gerekçe gösterilerek açılan davada mahkeme, İpek’e 3 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti.
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, Türkiye Hahambaşılığı Vakfı’nın şikayeti üzerine açılan dosya ele alındı. Duruşmada sanık avukatı, müvekkilinin paylaşımlarında Türkiye’de yaşayan Yahudi vatandaşlarını hedef almadığını, yalnızca İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına tepki gösterdiğini savundu. Savunmada, söz konusu ifadelerin toplumu hedef alan bir tehdit oluşturmadığı, bunun daha çok bireysel ve duygusal bir tepki olduğu belirtildi.
Avukat, Türk Ceza Kanunu kapsamında “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçunun oluşabilmesi için toplumun genelini etkileyen açık bir tehlikenin bulunması gerektiğini ifade etti. Dosyada böyle bir durumun somut olarak tespit edilmediğini söyleyen savunma tarafı, müvekkilin sözlerinin bağlamından koparılarak değerlendirildiğini ileri sürdü. Ayrıca açıklamaların, Gazze’deki sivil kayıplara duyulan tepkinin bir sonucu olduğu vurgulandı.
Duruşmada söz alan Yaşar İpek de benzer şekilde, paylaşımlarının tamamen duygusal bir tepkiyle yapıldığını belirtti. “Olay öfke patlaması nedeniyle gerçekleşmiştir, suç işleme kastım yoktur” diyen İpek, beraatini talep etti. Sanık, yaşanan insani dram karşısında sessiz kalamadığını ve bu nedenle sosyal medyada paylaşım yaptığını ifade etti.
Mahkeme heyeti ise yapılan değerlendirmeler sonucunda, İpek’in eylemlerinin “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçu kapsamında değerlendirilebileceğine hükmetti. İlk aşamada 2 yıl hapis cezası verilen sanığın cezası, eylemin basın ve yayın yoluyla işlendiği gerekçesiyle artırılarak 3 yıla çıkarıldı.
Kararda ayrıca, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlaması yönünden ise beraat kararı verildi. Mahkeme, dosyada kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığını belirtti. Bu nedenle ilgili suç yönünden şüpheden sanık yararlandırıldı.
Kararın ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Yaşar İpek, paylaşımlarının hedefinin İsrail devleti ve İsrail askerleri olduğunu yineledi. Sanatçı, Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendirerek, insani duygularla tepki verdiğini ve düşüncelerini ifade etmeye devam edeceğini söyledi.
İpek’in avukatı ise verilen kararın hukuka uygun olmadığını savunarak dosyayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı. Üst mahkemeden farklı bir karar çıkacağına inandıklarını belirten savunma tarafı, kararın hatalı değerlendirmelere dayandığını ileri sürdü.
Karar, kamuoyunda ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki sınırlar konusunda yeni bir tartışma başlatırken, özellikle sosyal medya paylaşımlarının hukuki sonuçları yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, savaş ve çatışma dönemlerinde yapılan açıklamaların daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, benzer davaların gelecekte de tartışılmaya devam edeceği yorumları yapıldı.
