Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin gelecek iki yıldaki büyüme beklentilerini yükseltti. Kurumun yayımladığı Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda, Türkiye’nin 2026 yılında yüzde 3,7, 2027 yılında ise yüzde 4,4 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi. Haziran ayında açıklanan raporda, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3,6, 2027’de ise yüzde 4,2 büyüyeceği tahmin edilmişti.
EKONOMİK BÜYÜMEYİ DESTEKLEYEN FAKTÖRLER
Raporda, Türkiye’deki ekonomik büyümenin temel olarak güçlü iç talep, inşaat sektöründe artan yatırımlar ve yıl boyunca uygulanan parasal gevşeme politikaları sayesinde desteklendiği ifade edildi. Özel tüketimin, kademeli olarak düşen enflasyon ortamında artan reel ücretler ile desteklenmeye devam edeceği belirtilirken, bunun büyüme üzerinde olumlu bir etkisi olacağı vurgulandı.
Banka, raporunda cari işlemler açığının bir miktar genişleyeceğini, ancak mali açığın özellikle deprem sonrası yeniden inşa harcamalarındaki azalmayla daralacağını öngördü. Bu durum, ekonomik büyüme ile mali disiplinin dengelenmesine işaret ediyor.
RAPORUN YATIRIMCI VE EKONOMİ YÖNETİMİ İÇİN ÖNEMİ
Dünya Bankası’nın büyüme tahminlerini artırması, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Ekonomistlere göre, tahminlerdeki bu yükseliş, Türkiye ekonomisinin yıl boyunca istikrarlı bir şekilde toparlandığını ve hükümetin uyguladığı politika desteklerinin etkili olduğunu gösteriyor.
Raporda ayrıca, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde sürdürülebilir büyüme için iç talebin güçlü tutulması, yatırımların teşvik edilmesi ve yapısal reformların devam ettirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu öneriler, ekonomik istikrar ve uzun vadeli büyüme açısından kritik olarak değerlendiriliyor.
GENEL DEĞERLENDİRME
Dünya Bankası’nın güncellenmiş raporu, Türkiye ekonomisinin toparlanma sürecinde olduğunu ve hem özel sektör hem kamu harcamalarının büyümeyi desteklediğini ortaya koyuyor. Özellikle inşaat sektörü yatırımları, tüketici harcamaları ve parasal politikaların etkisiyle büyüme trendinin devam etmesi bekleniyor. Raporda, ekonomik istikrarın korunmasının ve mali disiplinin sürdürülmesinin önümüzdek

