İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’li milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili son yayımlanan belgelerin ülke siyasetinde yarattığı krizin ardından kendisine yöneltilen istifa çağrılarına tepki gösterdi. Londra yakınlarındaki Hertfordshire şehrinde bir topluluk merkezini ziyaret eden Starmer, gazetecilere ve halka yaptığı açıklamada, krizin sadece parti içi değil, ülke genelindeki siyaset ve kamuoyu açısından da ciddi yankılar uyandırdığını belirtti.
Starmer’ın Açıklamaları ve Tepkisi
Starmer, belgelerde eski Lordlar Kamarası üyesi Peter Mandelson’ın, Aralık 2024’te İngiltere’nin ABD Büyükelçisi olarak atanmasına onay verdiği için eleştirilere hedef olduğunu hatırlattı. Mandelson’ın, devlete ait hassas bilgileri sızdırdığı ve Epstein ile ilişkili olduğu iddiaları, İngiltere siyasetinde geniş çaplı tartışmalara yol açtı.
Başbakan, hakkındaki istifa çağrılarına yanıt olarak şunları söyledi:
“Son günlerde bazı kişiler, İşçi Partisi hükümetinin, ona ihtiyaç duyan milyonlarca insan için mücadele etmek yerine, kendi içinde bir mücadele verdiğini söylüyor. Onlara diyorum ki, bu ülkeyi değiştirmek için bana verilen yetkiden asla vazgeçmeyeceğim. Uğruna mücadele etmekle görevlendirildiğim insanlardan asla vazgeçmeyeceğim ve sevdiğim ülkeden asla vazgeçmeyeceğim.”
Starmer, parti içinde tartışmaların öncelikli olmadığını ve asıl mücadelenin muhalefet partilerine karşı yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Reform UK partisinin ülkeyi bölecek siyaset anlayışına karşı mücadele çağrısında bulundu:
“Asıl mücadele Reform’un ülkemizi parçalayacak olan ‘böl ve şikayet et’ siyasetiyledir.”
Ayrıca Starmer, 2024’te vefat eden kardeşi Nick Starmer’ı anarak, onun yetişkin hayatını “neredeyse yoksulluk içinde bir işten diğerine geçerek” geçirdiğini ifade etti. Starmer, milyonlarca insanın benzer ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, hükümetin asıl hedefinin bu tür sosyal sorunlarla mücadele olduğunu vurguladı.
Özel Kalem Müdürü İstifa Etti
Starmer’ın özel kalem müdürü Morgan McSweeney, Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanmasındaki rolü nedeniyle istifa etti. McSweeney, Epstein ile olan ilişkilerinin kamuoyunca bilindiğini, ancak Mandelson’ın bu göreve getirilmesi için baskı yaptığı gerekçesiyle eleştirilerin hedefi olduğunu açıkladı.
McSweeney ayrıca, atama sürecindeki güvenlik incelemesini kendisinin yürütmediğini, fakat başbakana atamayı önermenin tüm sorumluluğunu üstlendiğini belirtti.
Peter Mandelson ve Epstein Belgeleri
Yayımlanan belgelerde, Mandelson’ın devlete ait hassas bilgileri sızdırdığı iddiaları yer aldı. Belgelerdeki dikkat çeken noktalar şunlar:
-
2009’da Gordon Brown hükümetinde İş ve Ticaret Bakanı olarak görev yaparken Epstein’e JP Morgan bankasının patronunun İngiltere Maliye Bakanı’na ilişkin vergi planlarını “hafifçe tehdit etmesi” gerektiğini söylediği bilgisi.
-
AB’nin euro bölgesindeki borç krizi sırasında hazırlanan 500 milyar euroluk kurtarma paketini Epstein’e önceden bildirdiği ortaya çıktı.
-
Epstein, 2003 ve 2004 yıllarında Mandelson’a toplam 75 bin dolar, partneri Reinaldo Avila da Silva’ya ise 10 bin sterlin para gönderdi.
Bu yazışmalar ve para transferleri, Mandelson’ın siyasi kariyerini ve kamuoyundaki güvenilirliğini ciddi şekilde sarsarken, İngiltere siyasetinde geniş çaplı tartışmalara yol açtı.
Mandelson da İstifa Etti
İşçi Partisi’nin 1997, 2001 ve 2005 seçimlerindeki başarılarının mimarlarından biri olarak görülen Peter Mandelson, yeni belgelerin ardından 4 Şubat itibarıyla Lordlar Kamarası’ndan ayrılacağını, 8 Şubat’ta ise İşçi Partisi üyeliğinden istifa edeceğini açıkladı. Mandelson’ın istifası, İngiltere siyasetinde büyük yankı uyandırdı ve parti içi eleştirilerin odak noktası haline geldi.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Epstein belgeleri ve Starmer-Mandelson krizinin siyasi etkileri derin oldu. Başbakan Starmer, istifa çağrılarına karşı koyarak hükümetin önceliğinin ülkeyi bölmek yerine vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu vurguladı. Parti içinde tartışmaların ülkenin öncelikli sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini belirten Starmer, Reform UK ve diğer muhalefet partilerine karşı mücadeleye odaklanacağını açıkladı.
Kamuoyu ve siyaset analistleri, Starmer’ın kararlılığının hükümetin istikrarını koruma ve reform süreçlerini sürdürme açısından önemli bir mesaj olduğunu belirtiyor. Öte yandan, parti içi eleştiriler ve siyasi muhalefet, İngiltere siyasetinde yeni tartışmaların önünü açmış durumda.
Krizin Hukuki ve Tarihsel Arka Planı
Epstein belgeleri, İngiltere siyasetinde yalnızca siyasi değil, hukuki bir boyut da taşıyor. Mandelson’ın yazışmaları ve para transferleri, hem uluslararası hukuk hem de etik standartlar açısından ciddi tartışmalara yol açtı. Belgelerde ortaya çıkan bilgiler, hükümet yetkililerinin ve üst düzey politikacıların, milyarderlerle ilişkilerini şeffaf bir şekilde yürütme sorumluluğunu hatırlattı.
