Türkiye’nin Gazze operasyonları nedeniyle İsrail’e uyguladığı ticaret ambargosunun ardından, Yunanistan’ın “gölge filo” yöntemiyle İsrail’e gizli sevkiyatlar yaptığı iddiası gündeme bomba gibi düştü. Türkiye’nin Mayıs 2024’te İsrail ile tüm ticareti durdurmasının ardından, İsrail’e petrol ve askeri malzeme taşımak için yeni bir rota devreye sokuldu.
Ortam, adeta bir casusluk filmi senaryosunu andırıyor. Yunan gemileri, resmi belgelerde varış limanı olarak Mısır limanlarını gösterirken, Akdeniz’e açıldıklarında Uluslararası Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sinyallerini kapattı. Bu “hayalet gemiler”, yüklerini haftalar sonra İsrail’in Aşkelon limanına boşalttıktan sonra tekrar sinyal vermeye başladı. Uydu görüntüleri, gemilerin İsrail limanlarına gizlice demirlediğini doğruladı.
Sevkiyat ağının merkezinde Yunan denizcilik şirketleri
Bu operasyonların arkasında, Yunanistan’ın önde gelen denizcilik hanedanları Alafouzos ve Martinos’un kontrolündeki Kyklades Maritime Corporation ve Thenamaris Ships Management yer aldı. Türkiye’den İsrail’e giden petrolün, ambargo öncesi sadece yüzde 21,82’sini taşıyan bu şirketler, ambargonun devreye girmesinden sonra bu oranı yüzde 91,23’e çıkardı.
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattından gelen yaklaşık 47 milyon varil petrol, gölge filo aracılığıyla gizlice İsrail’e ulaştırıldı ve savaş uçakları ile tanklar için jet yakıtına dönüştürüldü. Petrol sevkiyatının yanı sıra, Yunanistan yönetimindeki bazı gemiler, İsrail’in en büyük silah üreticisi Elbit Systems için gizli askeri kargo taşıdı. Bu kargolar, makineli tüfek parçaları ve tonlarca mühimmat içeriyordu.
İsrail’e enerji ve silah desteği
Yunanistan’ın İsrail’e desteği sadece enerji ve askeri malzemeyle sınırlı kalmadı. Ekim 2023 – Şubat 2026 arasında Güney Afrika’dan İsrail’e 8 gizli kömür sevkiyatı yapıldı. Bu sevkiyat, İsrail’in kömürle çalışan elektrik santrallerinin faaliyetini sürdürmesini sağladı.
Panathinaikos futbol kulübü sahibi Giannis Alafouzos’un ABD’li yetkililerle yaptığı gizli görüşmeler, söz konusu sevkiyatların uluslararası boyutunu gözler önüne serdi. Yunanistan eski Maliye Bakanı Yanis Varoufakis’in ülkesini İsrail’in “hizmetçisi” olarak nitelendirmesi de bu sürecin bir itirafı niteliğinde oldu.
Liman işçileri ve sivil toplum tepkisi
Yunan ve Fransız limanlarında bazı işçiler, İsrail’e giden mühimmat gemilerini yüklemeyi reddetti. Ancak Yunan sendika lideri Markos Bekris’in yargılanması, Avrupa’nın insan hakları konusundaki ikiyüzlülüğünü ortaya koydu. Uluslararası aktivistler ve sivil toplum kuruluşları, “gölge filo” sahiplerinden hesap sorulmasını talep ediyor.
Türkiye ve bölgesel etkiler
Türkiye’nin uyguladığı ambargo ve denizcilik üzerindeki kontrol girişimleri, Yunanistan’ın İsrail’e destek vermesini engelleyemedi. Bu gizli sevkiyatlar, bölgesel güvenlik ve enerji dengeleri açısından yeni tartışmaları gündeme taşıyor. Uzmanlar, bu tür “gölge filo” operasyonlarının, uluslararası hukuka ve denizcilik standartlarına açıkça aykırı olduğunu belirtiyor.
Küresel gözler Yunanistan’a çevrildi
Gizli sevkiyat operasyonları, Yunanistan’ın hem enerji hem de askeri malzeme konusunda İsrail’e sağladığı desteğin büyüklüğünü gözler önüne serdi. Avrupa ve ABD medyası, bu gelişmeleri yakından takip ederken, uluslararası hukuk ve deniz güvenliği tartışmaları yeniden alevlendi.
Yunanistan’ın “gölge filo” yöntemiyle İsrail’e yaptığı sevkiyatlar, sadece bölgesel değil küresel anlamda da diplomatik ve siyasi kriz potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu tür operasyonların sürdürülebilir olmadığını ve uzun vadede ciddi yaptırımların gündeme gelebileceğini ifade ediyor.
