Ünlü şarkıcı Güllü’nün 26 Eylül gecesi Yalova’daki evinin 6’ncı katından düşerek hayatını kaybetmesi, Türkiye’de uzun süre tartışılan ve gündemden düşmeyen bir olay olarak kayıtlara geçti. Başlangıçta kaza olarak değerlendirilen olay, soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte cinayet şüphesiyle ele alındı. Soruşturma sürecinde Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümüne ilişkin cinayet suçlamasıyla tutuklandı. Bu gelişme, hem müzik camiasında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Olay medyada geniş yer bulurken, Ahmet Hakan’ın programına konuk olan Cübbeli Ahmet de konuya dair açıklamalarda bulundu. Kahvaltıda eşinin yanındayken gündeme gelen olayla ilgili sohbet ettiklerini belirten Cübbeli, “Kahvaltıda hanımla buluşuyoruz. O arada konuşuluyor, benim kızlarım mızlarım takmış bu işe” ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, Güllü’nün ölümü ve soruşturmanın aile çevresinde yarattığı etkiler medyaya yansıdı.
Ahmet Hakan, evladın annesini öldürmesinin din açısından diğer cinayetlerden farkını sorduğunda, Cübbeli Ahmet olayın farklı boyutunu vurguladı. “Farklıdır tabii. Şimdi haramın katmanları var” diyerek, anneye karşı işlenen suçun hem ahlaki hem de dini açıdan ne denli ağır bir suç olduğunu ifade etti. Ayrıca, “En büyük günah katil oldu cinayet ama anneyi öldürmek bu nasıl olacak ya” diyerek, olayın toplumsal ve dini boyutunu özetledi. Kur’an-ı Kerim’de geçen “üf bile demeyin” ayeti üzerinden, anne ve babaya saygısızlığın ahiretteki hesabını da hatırlattı.
Cübbeli Ahmet, olayın ardındaki motivasyonları sorgulayarak, “Üzerine ev geçirmek mi, ne miras mı, ne? Niye yapmış bunu anasına?” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, hem medyada hem de sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Konuşmalar, olayın sadece bir aile trajedisi değil, aynı zamanda miras ve etik meseleler açısından da tartışılması gereken bir durum olduğunu gözler önüne serdi.
Soruşturmanın ilerleyen süreçlerinde, Tuğyan Ülkem Gülter’in tutuklanması ve olayın detaylarının ortaya çıkması bekleniyor. Güllü’nün ölümü, müzik dünyası ve magazin gündeminde uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Bu süreç, aile içi şiddet, miras anlaşmazlıkları ve dini değerler üzerinden toplumsal tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
