Küresel finans piyasalarının haftalardır odaklandığı ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı açıklandı. Fed, 2026 yılının ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizine dokunmadı ve faiz oranını yüzde 3,50 – 3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar, piyasa beklentileriyle tamamen uyumlu gerçekleşti.
Bu gelişmeyle birlikte Fed, yüksek enflasyonla mücadelede temkinli duruşunu sürdürürken, ekonomik büyümeyi ve istihdam piyasasını da yakından izlemeye devam edeceğinin sinyalini verdi.
Fed’den “Bekle-Gör” Mesajı
Fed’in faizleri sabit tutma kararı, para politikasında “bekle-gör” yaklaşımının devam ettiğini ortaya koydu. Son aylarda gelen ekonomik veriler, Fed’i ne faiz artırmaya ne de faiz indirimine zorlayacak kadar güçlü ya da zayıf bir tablo sunmadı.
Uzmanlar, Fed’in özellikle enflasyonun kalıcı olarak hedef seviyeye inip inmediğini görmek istediğini ve bu nedenle aceleci adımlar atmaktan kaçındığını belirtiyor.
İstihdam Cephesinde Yavaşlama Sinyali
Kararın arkasındaki en önemli başlıklardan biri istihdam verileri oldu. ABD’de tarım dışı istihdam, 2025 yılının Aralık ayında 50 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. Bu durum, iş gücü piyasasında belirgin bir yavaşlama sinyali olarak değerlendiriliyor.
Buna rağmen işsizlik oranı yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e gerileyerek sınırlı da olsa olumlu bir tablo çizdi. Ancak istihdam artış hızındaki düşüş, Fed’in faiz indirimleri konusunda temkinli davranmasına neden oluyor.
Enflasyon Hâlâ Fed’in Radarında
ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2025’te aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 2,7 artış gösterdi. Bu rakamlar, enflasyonun kontrol altında olduğunu ancak Fed’in yüzde 2’lik hedefinin hâlâ üzerinde seyrettiğini ortaya koydu.
Fed’in en yakından takip ettiği gösterge olan çekirdek PCE enflasyonu ise yıllık bazda yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, enflasyon baskısının tamamen ortadan kalkmadığını ve para politikasında gevşemeye gitmek için erken olduğunu gösteriyor.
Güçlü Büyüme Fed’i Rahatlattı
ABD ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 büyüyerek beklentilerin üzerine çıktı. Bu oran, son yılların en güçlü büyüme performanslarından biri olarak kayıtlara geçti.
Güçlü büyüme, Fed’in faizleri sabit tutarak ekonomiyi izlemeye devam etmesine olanak sağladı. Ekonomistlere göre, büyümenin bu seviyelerde seyretmesi faiz indirimi baskısını azaltıyor.
Powell Üzerindeki Baskı Artıyor
Fed Başkanı Jerome Powell, yalnızca ekonomik kararlarıyla değil, siyasi tartışmalarla da gündemde. Powell, ABD Adalet Bakanlığı’nın Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili olarak kendisine yönelik cezai iddianame tehdidinde bulunduğunu kamuoyuyla paylaşmıştı.
Powell, bu sürecin Fed’in para politikası kararlarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürerken, merkez bankasının bağımsızlığına vurgu yaptı. “Siyasi baskılardan etkilenmeden görevimizi sürdüreceğiz” mesajı, piyasalar tarafından yakından takip edildi.
Trump’tan Fed’e Faiz Baskısı
ABD Başkanı Donald Trump, Fed’e yönelik eleştirilerini sürdürmeye devam ediyor. Trump, piyasa koşulları uygunken faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunarak, Fed Başkanlığı için seçilecek ismin kendi görüşleriyle uyumlu olması gerektiğini dile getirdi.
Bu açıklamalar, Fed’in bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirirken, piyasalarda belirsizlik algısını da artırdı.
Küresel Piyasalar Kararı Nasıl Okudu?
Fed’in faizleri sabit tutma kararı sonrası ABD borsalarında sınırlı hareketlilik yaşanırken, dolar endeksi ve tahvil faizlerinde sert bir dalgalanma görülmedi. Yatırımcılar, kararın sürpriz içermemesi nedeniyle temkinli pozisyonlarını korudu.
Analistler, Fed’in önümüzdeki toplantılarda enflasyon ve istihdam verilerine bağlı olarak hareket edeceğini ve 2026’nın ikinci yarısına kadar faiz indirimi ihtimalinin zayıf olduğunu ifade ediyor.
Gözler Bir Sonraki Toplantıda
Fed’in bir sonraki toplantısında vereceği mesajlar, özellikle küresel piyasalar ve gelişmekte olan ülkeler açısından büyük önem taşıyor. Faiz indirimi sinyali gelmesi halinde sermaye hareketlerinde önemli değişimler yaşanabileceği belirtiliyor.
Şimdilik Fed, frene de gaza da basmadan, ekonomiyi yakından izlemeyi tercih ediyor.
