Türkiye ile Suriye arasında son dönemde hız kazanan normalleşme süreci, ekonomik ilişkilerde de somut adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Gaziantep’te düzenlenen Anadolu Ajansı Kent Ekonomileri Zirvesi’nde yapılan açıklamalar, iki ülke arasındaki ticari ve finansal iş birliğinin yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu. Zirvede açıklanan en önemli gelişme ise Türk bankalarının Suriye’de şube açmasına yönelik mutabakata varılması oldu. Bu kararın, iki ülke arasındaki ticaretin artırılması ve yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması açısından tarihi bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkiler, iç savaş öncesinde bölgenin en güçlü ticaret ağlarından biri olarak görülüyordu. Ancak 2011 yılında başlayan savaş ve sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle ticaret hacmi ciddi şekilde gerilemiş, finansal bağlantılar büyük ölçüde kopmuştu. Son yıllarda yeniden gündeme gelen normalleşme süreciyle birlikte iki ülke arasındaki ekonomik bağların yeniden kurulması için yoğun çalışmalar yürütülüyor. Gaziantep’te gerçekleştirilen zirvede verilen mesajlar da bu sürecin artık daha somut bir aşamaya geçtiğini gösterdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Halep-Gaziantep oturumunda yaptığı konuşmada, Türk bankalarının Suriye’de faaliyet göstermesine yönelik önemli bir uzlaşının sağlandığını duyurdu. Bakan Bolat, bankacılık sektöründeki bu gelişmenin yalnızca finans kuruluşlarının yeni pazarlara açılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha sağlıklı ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Uzmanlara göre bankacılık altyapısının güçlendirilmesi, ticaretin gelişmesi için temel şartlardan biri olarak görülüyor. Türk bankalarının Suriye’de şube açması halinde ihracatçılar, yatırımcılar ve girişimciler para transferleri, kredi işlemleri, teminat mektupları ve finansman hizmetlerine daha kolay erişebilecek. Özellikle yeniden yapılanma sürecindeki Suriye’de faaliyet göstermeyi planlayan Türk şirketleri açısından bu adımın önemli avantajlar sağlaması bekleniyor.
Bakan Bolat’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer konu ise Suriye para birimiyle ilgili yürütülen çalışmalar oldu. Bolat, Suriye’nin milli para biriminin basılması konusunda da çeşitli temasların sürdüğünü belirterek ekonomik entegrasyonun sadece ticaret ve bankacılıkla sınırlı kalmayacağını gösterdi. Finansal sistemlerin uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmaların, önümüzdeki yıllarda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirebileceği ifade ediliyor.
Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar da zirvede yaptığı konuşmada ülkesinin ekonomik geleceğine ilişkin iyimser mesajlar verdi. Uzun yıllardır uluslararası yaptırımlar ve savaşın etkileriyle mücadele eden Suriye’nin artık yeni bir döneme girdiğini belirten Şaar, önceliklerinin finansal sistemi modernize etmek olduğunu söyledi. Özellikle bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasının yatırım çekmek açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Şaar, yabancı sermayenin önünü açacak reformlar üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.
İki ülke arasındaki ekonomik hedefler de dikkat çekici boyutlarda bulunuyor. Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacmini 2030’lu yılların başında 10 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu hedef, mevcut ticaret hacminin katlanarak büyümesi anlamına geliyor. Uzmanlar, sınır ticaretinin yeniden canlanması ve lojistik hatların güçlendirilmesi halinde bu hedefin ulaşılabilir olduğunu değerlendiriyor.
Ticaretin gelişmesi için sınır kapılarında da önemli çalışmalar yürütülüyor. İslahiye Gümrük Kapısı’nın açılması için tüm hazırlıkların tamamlandığı belirtilirken, güvenlik ve istikrar koşullarının oluşmasıyla birlikte Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı’nın da yeniden hizmete alınacağı açıklandı. Bu gelişmelerin hem ticaret hacmini artırması hem de bölgesel ekonomik hareketliliği canlandırması bekleniyor.
Lojistik altyapının güçlendirilmesi amacıyla demir yolu projeleri de gündemde yer alıyor. Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Suriye’de eksik kalan demir yolu hatlarının tamamlanmasına yönelik destek verilmesi planlanıyor. Demir yolu bağlantılarının yeniden kurulmasıyla birlikte yük taşımacılığının daha hızlı ve düşük maliyetli hale gelmesi hedefleniyor. Bu durumun yalnızca Türkiye ve Suriye için değil, bölgesel ticaret koridorları açısından da önemli katkılar sağlayacağı belirtiliyor.
Sanayi ve üretim alanında da yeni projeler hayata geçirilmeye hazırlanıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Serakib bölgesinde büyük bir Organize Sanayi Bölgesi kurma hazırlığında olduğu açıklandı. Söz konusu yatırımın hayata geçirilmesi halinde bölgede binlerce kişiye istihdam sağlanabileceği ve üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılabileceği ifade ediliyor. Türk yatırımcıların bu projelerde aktif rol üstlenmesi bekleniyor.
Suriye tarafı ise Türk iş dünyasına doğrudan yatırım çağrısında bulunuyor. Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı eş-Şaar, ülkesinin yatırım mevzuatını güncellediğini ve yatırımcı dostu düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını belirterek Türk şirketlerini ülkeye davet etti. Şaar, Türkiye ile Suriye arasındaki tarihi bağlara dikkat çekerek ekonomik iş birliğinin her iki ülkenin de yararına olacağını söyledi.
Uzmanlar, Türk bankalarının Suriye’de faaliyet göstermesinin yalnızca finans sektörü açısından değil, genel ekonomik ilişkiler bakımından da stratejik önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Bankacılık hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte ticaretin daha güvenli ve hızlı yürütülebileceği, yatırım projelerinin finansmanının kolaylaşacağı ve yeniden yapılanma sürecindeki Suriye ekonomisinin önemli ölçüde desteklenebileceği belirtiliyor.
Gaziantep’te düzenlenen zirvede ortaya konulan hedefler ve açıklanan projeler, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde derinleşebileceğine işaret ediyor. Bankacılık, ticaret, sanayi, lojistik ve yatırım alanlarında atılacak yeni adımların, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu güçlendirmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Türk bankalarının Suriye’ye açılması ise bu sürecin en dikkat çekici ve sembolik adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
