Türkiye yaz aylarında orman yangınlarının yol açtığı büyük tahribatla mücadele ederken, yangınların daha büyümeden kontrol altına alınmasını sağlayabilecek yeni bir proje gündeme geldi.
Met-Gün Grup’un sahibi Metin Güneş tarafından gündeme getirilen proje kapsamında, TURKA markasıyla faaliyet gösterecek araç muayene istasyonlarının yalnızca araçların kontrol edildiği merkezler olarak değil, aynı zamanda orman yangınlarına karşı hazırlıklı destek noktaları olarak değerlendirilmesi planlanıyor.
Projenin en dikkat çekici yönü ise kapsamı.
Yeni sistemin hayata geçmesiyle birlikte Türkiye’nin 81 ilinde 249 sabit araç muayene istasyonu bulunacak. Bu istasyonlara mobil araç muayene noktalarının da eklenmesi planlanıyor.
Böylece Türkiye genelinde oldukça geniş bir fiziksel ağ ortaya çıkacak.
TURKA’nın planı da tam olarak bu ağı doğanın korunması için kullanmak üzerine kurulu.
YANGIN ÇIKMADAN ÖNCE HAZIRLIK YAPILACAK
Bugüne kadar özel sektörün orman yangınlarıyla ilgili sosyal sorumluluk çalışmalarında daha çok yangın sonrasında yapılan fidan bağışları ve maddi destekler öne çıkıyordu.
TURKA’nın projesinde ise farklı bir yaklaşım benimseniyor.
Amaç, yangın çıktıktan sonra zarar gören alanları yeniden ağaçlandırmanın yanı sıra, yangının ilk dakikalarında müdahale edilebilmesi için önceden hazırlık yapmak.
Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordinasyon sağlanması için çalışmalar yürütülüyor.
İlgili kurumların desteği ve gerekli koordinasyonun sağlanması halinde, TURKA istasyonlarının uygun yeni nesil yangın söndürme ekipmanlarıyla donatılması planlanıyor.
Bununla birlikte istasyonlarda görev yapan personelin de yangınlara ilk müdahale konusunda eğitimden geçirilmesi hedefleniyor.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.
TURKA çalışanlarının profesyonel itfaiye ekiplerinin veya Orman Genel Müdürlüğü personelinin yerine geçmesi söz konusu değil.
Sistem, profesyonel ekipler olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede yangının büyümesini önlemeye yardımcı olacak bir destek mekanizması olarak tasarlanıyor.
249 NOKTA, YANGINA KARŞI EK MÜDAHALE GÜCÜ
Orman yangınlarında zamanın ne kadar önemli olduğu her yıl yaşanan felaketlerle bir kez daha görülüyor.
Yangının başladığı noktaya profesyonel ekiplerin ulaşması bazı bölgelerde coğrafi koşullar nedeniyle uzun sürebiliyor.
Özellikle sarp, ormanlık ve araçların ulaşmakta zorlandığı bölgelerde ilk müdahalenin gecikmesi, küçük bir yangının kısa sürede çok daha geniş bir alana yayılmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle TURKA’nın 81 ile yayılacak istasyon ağı, doğru şekilde organize edildiğinde önemli bir avantaj sağlayabilir.
Her istasyonun profesyonel ekiplerin ulaşmasını bekleyen pasif bir nokta yerine, eğitimli personel ve uygun ekipmanla hazır durumda tutulması hedefleniyor.
Böylece yangının ilk anlarında müdahale edilebilecek noktaların sayısının artırılması amaçlanıyor.
MARMARİS YANGINI PROJENİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ
Projenin gündeme geldiği günlerde Marmaris’te de orman yangınıyla mücadele sürüyordu.
Yalancıboğaz’da başlayan yangının ikinci gününde bölgenin zorlu coğrafi şartları müdahaleyi güçleştirdi.
Yangın bölgesine karadan ulaşımın zor olması nedeniyle bazı arazöz ve iş makineleri Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nın çıkarma gemileriyle bölgeye taşındı.
Muğla Valisi İdris Akbıyık’ın verdiği bilgilere göre yangınla mücadelede 217 personel, 7 uçak, 16 helikopter ve 82 kara unsuru görev yaptı.
Havadan ve karadan yürütülen çalışmalar sonucunda yangının enerjisi düşürülürken, bölgede müdahalenin devam ettiği bildirildi.
Marmaris’te yaşanan bu tablo, orman yangınlarında yalnızca hava araçlarının değil, kara gücünün ve olay yerine hızlı ulaşabilecek ekiplerin de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İşte TURKA projesinin temel hedefi de bu noktada önem kazanıyor.
“İLK DESTEK TURKA’DAN”
Projenin arkasındaki isimlerden Met-Gün Grup’un sahibi Metin Güneş, çalışmayı aktarırken doğanın korunmasına ilişkin çağrıya dikkat çekti.
Güneş, “Doğamızı koruyalım çağrınıza ilk destek TURKA’dan geliyor” diyerek projenin hayata geçirilmesi için çalışma başlatıldığını ifade etti.
Bu yaklaşım, Patronlar Dünyası tarafından başlatılan “Miras” projesinin temel fikriyle de örtüşüyor.
Miras projesinde iş dünyasına, “Bu ülkenin doğasına siz ne bırakacaksınız?” sorusu yöneltiliyor.
TURKA’nın projesi ise bu soruya somut bir yanıt niteliği taşıyor.
Çünkü doğayı korumak yalnızca zarar meydana geldikten sonra ortaya çıkan tabloyu düzeltmek anlamına gelmiyor.
Asıl mücadele, zararın meydana gelmesini engellemekle başlıyor.
ORMANLAR İÇİN SADECE FİDAN DİKMEK YETMİYOR
Yangınların ardından yapılan fidan dikimleri elbette büyük önem taşıyor.
Ancak yüzyıllar boyunca oluşmuş bir orman ekosisteminin birkaç yıl içerisinde yeniden kurulması mümkün değil.
Yanan bir ormanın yerine yeni fidanlar dikilse bile eski ormanın ekolojik dengesinin yeniden oluşması uzun yıllar alıyor.
Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadelede en önemli aşamalardan biri yangının büyümesini mümkün olduğunca erken engellemek.
TURKA’nın projesi de bu düşünceden hareket ediyor.
81 ilde yaygın bir istasyon ağı üzerinden oluşturulacak destek kapasitesi, yangınların ilk anlarında profesyonel ekipler gelene kadar önemli bir zaman kazandırabilir.
ÖZEL SEKTÖRÜN GÜCÜ DOĞA İÇİN KULLANILACAK
Projenin dikkat çeken bir diğer yönü ise özel sektörün sahip olduğu altyapının kamu kurumlarının mücadelesine destek olacak şekilde değerlendirilmesi.
Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin sahip olduğu imkanlar, doğru bir koordinasyonla doğal afetlerle mücadelede kullanılabilir.
Lojistik şirketlerinin araçları, inşaat şirketlerinin iş makineleri, teknoloji şirketlerinin sensör ve kamera sistemleri, enerji şirketlerinin altyapıları veya geniş bir coğrafyaya yayılmış hizmet noktaları bu mücadelenin parçası olabilir.
TURKA’nın sahip olacağı 249 istasyon da bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor.
İstasyonların uygun ekipmanlarla donatılması ve personelin doğru eğitimden geçirilmesi halinde, yangınla mücadelede mevcut kamu kapasitesine ek bir destek oluşturulabilir.
SİSTEMİN MERKEZİNDE KOORDİNASYON OLACAK
Projenin başarılı olabilmesi için en önemli konulardan biri ise koordinasyon.
Yangın anında kimin ne yapacağı, ekipmanların nasıl kullanılacağı, profesyonel ekiplerle nasıl iletişim kurulacağı ve müdahalenin hangi sınırlar içerisinde gerçekleştirileceğinin önceden belirlenmesi gerekiyor.
Bu nedenle TURKA’nın ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla koordineli şekilde hareket etmesi büyük önem taşıyor.
Amaç kontrolsüz bir müdahale oluşturmak değil; profesyonel yangınla mücadele ekiplerine ulaşıncaya kadar geçen sürede doğru müdahaleyi mümkün kılmak.
Bu açıdan eğitim, ekipman ve iletişim sistemlerinin kamu kurumlarının belirleyeceği standartlara uygun şekilde oluşturulması planın en kritik aşamalarından biri olacak.
2027’DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
TURKA’nın araç muayene hizmetleri kapsamında yeni dönem 15 Ağustos 2027’de başlayacak.
MOI Ortak Girişim Grubu tarafından yürütülecek sistem kapsamında Türkiye genelinde 249 sabit istasyonun yanı sıra mobil istasyonların da hizmet vermesi bekleniyor.
Grubun ortakları arasında Met-Gün’ün yanı sıra Itversia Gestion, Opus Group ve VTV Norte bulunuyor.
Yeni dönemin başlamasıyla birlikte araç muayene hizmetlerinin yanında, planlanan yangınla mücadele altyapısının da kademeli olarak oluşturulması gündemde.
“MİRAS”IN ANLAMI DEĞİŞİYOR
Türkiye’de orman yangınları her yıl binlerce hektarlık alanı tehdit ederken, doğanın korunması konusunda özel sektörün sorumluluğu da giderek daha fazla tartışılıyor.
Bu noktada TURKA’nın projesi, “Miras” kavramını farklı bir noktaya taşıyor.
Gelecek nesillere bırakılacak miras yalnızca ekonomik değerlerden oluşmuyor.
Korunan bir orman, temiz bir çevre ve yangınlara karşı daha dirençli bir ülke de gelecek nesillere bırakılabilecek en önemli miraslardan biri.
TURKA’nın 81 ilde 249 istasyonla oluşturmayı planladığı sistem de bu anlayışın somut örneklerinden biri olmayı hedefliyor.
Yangın çıktıktan sonra müdahale etmek elbette gerekli.
Ancak daha önemlisi, yangının ilk dakikalarında doğru yerde ve doğru ekipmanla hazır olabilmek.
İşte projenin temel hedefi de tam olarak bu.
Yanan ağacın yerine yenisini dikmek önemli. Fakat asıl büyük başarı, o ağacın yanmasını önleyebilmek.
TURKA’nın başlattığı çalışma, bu anlayışın Türkiye genelinde uygulanması için önemli bir ilk adım olabilir. Umarız bu destek yalnızca ilk olur; iş dünyasının farklı sektörlerinden gelecek yeni projelerle Türkiye’nin ormanlarını korumaya yönelik daha büyük bir dayanışma ağı kurulur.
